Nasıl Çözdük? #25 – Kapalı Havuz Üzerindeki Sarkıtları Neme Dayanıklı ve Hafif Hale Nasıl Getirdik?
Kapalı havuz alanlarında aydınlatma seçimi, yalnızca ürünün nasıl göründüğüyle ilgili değildir.
Yüksek nem oranı, sürekli su buharı, metal yüzeylerde oluşabilecek korozyon ve ürünlerin insanların kullandığı havuzun tam üzerinde bulunması gibi koşullar, kullanılacak malzemelerin çok daha dikkatli seçilmesini gerektirir.
Çanakkale’deki Kolin Hotel kapalı havuz alanında bulunan mevcut sarkıt aydınlatmaların yenilenmesi istendiğinde, proje tam olarak bu koşullarla başladı.
Otel tarafından bize havuzun mevcut durumunu ve kullanılan eski aydınlatmaları gösteren fotoğraflar iletildi.
İlk hedefimiz şuydu:
Mevcut mekânın mimarisini bozmayacak, havuz üzerinde hacimli görünecek; ancak mümkün olduğunca hafif ve nemli ortama uygun malzemelerden oluşacak yeni bir sarkıt tasarlamak.
Büyük Görünsün Ama Ağır Olmasın
Kapalı havuz oldukça geniş bir hacme sahipti.
Bu nedenle küçük çaplı aydınlatmalar mekânda yeterli görsel etkiyi oluşturmayacaktı.
Yaklaşık 50 cm çapında beyaz akrilik küreler kullanılmasını önerdik.
Küre formu mevcut tavan geometrisiyle uyum sağlarken, 50 cm çap ürünlerin yüksek tavanda kaybolmasını engelleyecek kadar güçlü bir hacim oluşturuyordu.
Ancak burada akrilik tercihimizin yalnızca estetik bir nedeni yoktu.
Ürünlerin havuzun doğrudan üzerinde bulunması nedeniyle ağırlık da önemliydi.
Cam yerine akrilik glop kullanarak büyük çaplı bir küreyi daha hafif bir yapıda çözebiliyorduk. Böylece hem montajda gereksiz ağırlığı azaltıyor hem de olası bir darbe veya beklenmedik durumda cam kırılması gibi bir riski ortadan kaldırıyorduk.
Bu proje için form kadar malzemenin davranışı da önemliydi.
Nemli Ortamda Metal Seçimi
İkinci önemli konu metal parçalardı.
Kapalı havuz ortamında sürekli yüksek nem bulunması, sıradan metal parçaların zaman içerisinde yüzey problemi ve paslanma riski yaşamasına neden olabilir.
Bu nedenle kürenin alt bağlantı parçasını ve tavan rozanslarını paslanmaz metalden üretmeye karar verdik.
İlk olarak 50 cm çapındaki akrilik glopları sipariş ettik.
Gloplar ertesi gün atölyemize ulaştığında beklemeden ölçü kontrolüne geçtik. Gerçek küre üzerinden tavan rozansının ve glop altındaki taşıyıcı metal parçanın numunesini hazırladık.
Parçaları ürüne monte ederek oranları, oturmayı ve bağlantıları kontrol ettik.
Gerekli küçük düzeltmeler yapıldıktan sonra seri üretime geçtik.
Bu aşama bizim için önemliydi çünkü çizim üzerinden ölçü vermek yerine gerçek glop üzerinden numune kontrolü yaparak metal parçaların ürüne tam olarak oturmasını sağladık.
Paslanmaz Metal Neden Beyaza Boyandı?
Teknik olarak paslanmaz metal kullanıyorduk ancak ürünün mekânda metalik görünmesini istemiyorduk.
Hedefimiz tavanda mümkün olduğunca sade, bütüncül ve hafif algılanan beyaz küreler oluşturmaktı.
Bu nedenle ürettiğimiz paslanmaz tavan rozansları ve glop bağlantı parçaları mat beyaz elektrostatik boya ile boyandı.
Böylece kullanılan dayanıklı metal altyapıyı görünüm açısından akrilik küreyle bütünleştirdik.
Askı sistemindeki kablo tutucu aparatlar için de aynı yaklaşımı sürdürdük.
Burada pirinç parçalar tercih ettik. Pirincin korozyona karşı avantajından yararlanırken, parçaları yine mat beyaz elektrostatik boya ile tamamladık.
Son ürüne bakıldığında farklı malzemelerden oluşan bağlantı sistemi dikkat çekmiyor; bütün ürün beyaz ve sade bir küre olarak algılanıyordu.
50 cm Küre İçin Işık Gücü de Önemliydi
Kürenin çapı yaklaşık 50 cm olduğu için düşük güçlü bir ampul bu hacmin içerisinde yeterli etkiyi oluşturmayacaktı.
Bu nedenle ürünlerde 20 Watt LED ampuller kullandık.
Amaç yalnızca ampulün güçlü olması değildi.
Opal beyaz akrilik kürenin tamamının aydınlanması ve havuz alanında homojen, dekoratif bir ışık etkisinin oluşması gerekiyordu.
Kürelerin farklı noktalarda tavandan sarkması ve ışığın su yüzeyinde oluşturduğu yansımalar, eski sistemden oldukça farklı bir atmosfer ortaya çıkardı.
Üretmeden Önce Mekânda Nasıl Görüneceğini Gösterdik
Bu projede kullandığımız yöntemlerden biri de üretim öncesi görselleştirmeydi.
Otel tarafından gönderilen mevcut havuz fotoğrafı üzerinde, önerdiğimiz beyaz küre sarkıtları yapay zekâ destekli görselleştirme ile mekâna uyguladık.
Böylece henüz üretime başlamadan önce yaklaşık olarak:
- kürelerin mekândaki ölçeğini,
- tavandaki dağılımını,
- mevcut mimariyle ilişkisini
- ve havuz üzerindeki genel atmosferini
gösterebildik.
Hazırladığımız görsel müşteri tarafından beğenildi ve tasarım kısa sürede onaylandı.
Bunun ardından numune ve üretim sürecini beklemeden hızla başlatabildik.
Bu proje aynı zamanda bizim için görselleştirmenin yalnızca sunum amacı taşımadığını gösteren güzel bir örnek oldu.
Doğru kullanıldığında görselleştirme, müşteri ile üretici arasındaki belirsizliği azaltan bir karar aracı haline geliyor.
Eski Görünümden Yeni Havuz Atmosferine
Montaj tamamlandığında havuz alanındaki eski dikdörtgen sarkıtların yerini büyük opal beyaz küreler aldı.
Küre formu tavandaki geometrik konstrüksiyonun sert çizgilerini yumuşatırken, su yüzeyindeki yuvarlak ışık yansımaları da mekâna farklı bir derinlik kazandırdı.
Ancak bizim için projenin sonucu yalnızca estetik değişim değildi.
Yeni sistemde;
hafif akrilik glop, paslanmaz metal taşıyıcı parçalar, pirinç bağlantı elemanları ve uygun ışık gücü aynı ürün içerisinde bir araya getirildi.
Yani tasarım kararlarının her biri mekânın gerçek kullanım koşullarına göre verildi.
Sonuç
Kolin Hotel Çanakkale kapalı havuz projesinde çözmemiz gereken soru sadece:
“Buraya hangi sarkıt güzel görünür?”
değildi.
Asıl soru şuydu:
“Havuzun tam üzerinde, sürekli nemli bir ortamda kullanılacak; büyük görünecek ama mümkün olduğunca hafif olacak ve mekânın mimarisine uyacak bir ürünü nasıl oluşturabiliriz?”
Çözümü 50 cm çapındaki akrilik opal küreler, paslanmaz metal taşıyıcı parçalar, pirinç bağlantı elemanları, mat beyaz yüzey ve güçlü LED ışık kaynağını bir araya getirerek oluşturduk.
Ortaya yalnızca yeni bir sarkıt değil, kapalı havuzun atmosferini değiştiren yeni bir aydınlatma düzeni çıktı.