1500 TL ve Üzeri Alışverişlerde Kargo Bedava!
1500 TL ve Üzeri Alışverişlerde Kargo Bedava!
1500 TL ve Üzeri Alışverişlerde Kargo Bedava!
1500 TL ve Üzeri Alışverişlerde Kargo Bedava!

Nasıl Çözdük? #07 – Bir Duvar Apliğini Pilli Masa Lambasına Nasıl Dönüştürdük?

Nasıl Çözdük? #07 – Bir Duvar Apliğini Pilli Masa Lambasına Nasıl Dönüştürdük?

Bazı özel üretim projeleri yepyeni bir çizimle başlar.

Bazılarıysa yıllar önce ürettiğiniz bir ürünün yeniden karşınıza çıkmasıyla.

Bu hikâye ikincilerden biri.

Yıllar önce bir restoran projesi için, mimari ekip tarafından tasarlanmış özel bir duvar apliği üretmiştik. Aradan yıllar geçtikten sonra aynı tasarım dili bu kez farklı bir ihtiyaçla yeniden önümüze geldi.

İstenen şey, mevcut apliğin küçültülmüş bir kopyası değildi.

Aynı tasarım ailesine ait olduğu ilk bakışta anlaşılacak ancak restoran masalarının üzerinde kullanılabilecek ölçülerde, elektrik bağlantısına ihtiyaç duymayan pilli bir masa lambası üretmemiz gerekiyordu.

Kısacası elimizde hazır bir tasarım dili vardı.

Ama o dili başka bir ürüne tercüme etmemiz gerekiyordu.

Hikâye Aslında Yıllar Önce Başladı

Özel üretim aplikten masa lambası telli kafesli

İlk ürettiğimiz aplik oldukça karakteristik fakat sade bir tasarıma sahipti.

Dış gövde, kuş kafesini anımsatan siyah metal tellerden oluşuyordu. Kafesin içerisinde ise ışığı yumuşatmak ve ışık kaynağını gizlemek amacıyla krem renkli PVC malzemeden silindirik bir abajur difüzörü bulunuyordu.

Metal kafes ve içerisindeki sıcak renkli difüzör, ürünün bütün tasarım kimliğini oluşturuyordu.

Bu ürün mimarın çizimi doğrultusunda restoran projesi için özel olarak üretilmişti.

Aradan yıllar geçti.

Sonra aynı tasarım tekrar karşımıza çıktı.

Ancak bu defa duvarda değil, restoran masasının üzerinde duracaktı.

Talep, yıllar önce ürettiğimiz apliğin tasarımına uygun bir pilli masa lambası geliştirmemizdi.

İlk bakışta yapılması gereken oldukça basit görünebilir:

Apliği küçült, içerisine bir pil ve LED yerleştir.

Ama özel üretimde ölçeği küçültmek, her zaman işi küçültmüyor.

Bazen tam tersini yapıyor.

Aynı Tasarım, Çok Daha Küçük Bir Çalışma Alanı

Duvar apliğinin ölçüleri üretim ve montaj sırasında bize daha geniş bir çalışma alanı sağlıyordu.

Masa lambasında ise durum farklıydı.

Ürün restoran masasının üzerinde kullanılacağı için daha kompakt olmalıydı. Kafes küçüldükçe içerisine yerleştireceğimiz difüzör, pil sistemi, LED ışık kaynağı, bağlantılar ve taşıyıcı parçalar için kullanabileceğimiz alan da küçülüyordu.

Üstelik bütün bunları yaparken ürünün dışarıdan bakıldığında yıllar önce ürettiğimiz aplikle olan tasarım ilişkisini kaybetmemesi gerekiyordu.

Bu nedenle işe yalnızca ürünü küçülterek değil, konstrüksiyonu yeniden düşünerek başladık.

16 Tel, Tek Bir Kafes

ÖZel üretim aplikten masa lambası tasarımına restoran aydınlatma projesi

Ürünün en karakteristik bölümü kuşkusuz metal kafesiydi.

Ve aynı zamanda üretimin en fazla işçilik isteyen bölümlerinden biri de burasıydı.

Kafes gövdesini oluşturmak için 16 adet metal tel kullanıldı.

Bu tellerin her biri üst ve alt noktalarından tek tek sabitlenecekti.

Fakat burada küçük gibi görünen önemli bir problem vardı.

16 teli yalnızca göz kararıyla yan yana getirip kaynak yapamazdık.

Bir tel birkaç milimetre sağa, diğeri birkaç milimetre sola kayarsa ürünün bütün geometrisi bozulacaktı. Teller arasındaki mesafeler farklılaşacak, kafesin formu düzensiz görünecekti.

Özellikle bu kadar sade bir tasarımda küçük geometrik hataları saklayacak başka bir detay da yoktu.

Bu nedenle önce tellerin kendilerini standartlaştırdık.

Telleri CNC Bükümle Standartlaştırdık

Kafesi oluşturan 16 telin tamamının aynı formda olması gerekiyordu.

Bu nedenle telleri tek tek elde şekillendirmek yerine CNC büküm yöntemiyle hazırlattık.

Böylece kafesi oluşturan bütün teller aynı geometriye sahip olacaktı.

Ancak tellerin aynı olması tek başına yeterli değildi.

Onları gövdeye de aynı aralıklarla yerleştirmemiz gerekiyordu.

Bunun için kafesin üst kısmında tellerin konumlarını belirleyecek özel bir parça tasarladık.

Her Tel İçin Bir Yuva

Kafesin üst kısmındaki ana flanşa, tellerin gelişigüzel kaynaklanması yerine lazer kesimle ayrı bir kılavuz parça ürettik.

Bu parçanın üzerinde 16 telin her biri için ayrı bir yuva bulunuyordu.

Lazer kesim parçayı düz metal flanşa kaynakladığımızda, her telin nereye geleceği artık belliydi.

Tel kendi yuvasına giriyor, konumu sabitleniyor ve ardından kaynak yapılıyordu.

Bunun bize sağladığı en büyük avantaj tekrarlanabilirlikti.

Birinci tel ile on altıncı tel arasındaki mesafe artık ustanın göz kararına bağlı değildi.

Parçanın geometrisi, montajın geometrisini belirliyordu.

Fakat problemin yalnızca üst kısmını çözmüştük.

Aynı Hassasiyeti Alt Tarafta da Sağlamamız Gerekiyordu

Üst tarafta telleri kusursuz aralıklarla dizip alt tarafta serbest bıraksaydık yine istediğimiz kafes formunu elde edemezdik.

Yukarıdan aşağı doğru uzanan tellerin açılarını değiştirmeden, aynı düzen içerisinde alt gövdeye ulaşması gerekiyordu.

Bunun için alt kısımda farklı bir parça tasarladık.

Görünüş olarak dişliyi andıran lazer kesim bir metal parça hazırladık.

Kafesi oluşturan teller bu parçanın dişleri arasındaki boşluklara yerleşiyordu.

Böylece üstte oluşturduğumuz düzen alt tarafta da devam ediyordu.

Her tel kendi konumuna yerleştirildikten sonra kaynakla sabitlendi.

Artık elimizde 16 ayrı telden değil, tek bir geometrik bütün gibi görünen muntazam bir kafes vardı.

İşin güzel tarafı, bitmiş ürüne baktığınızda bu üretim yöntemlerinin hiçbirini görmemenizdi.

Sadece düzgün bir kafes görüyordunuz.

Zaten olması gereken de buydu.

Peki Pili ve LED'i Nereye Koyacaktık?

Kafes formunu çözmek ürünün yalnızca dış kabuğunu çözmek anlamına geliyordu.

Şimdi içeride başka bir problem vardı.

Bu ürün duvar apliği olmayacaktı.

Bir kabloya bağlı da olmayacaktı.

Restoran masasının üzerinde bağımsız olarak çalışabilmesi için elektrik sisteminin tamamını kendi içerisinde taşıması gerekiyordu.

Ürünü 1 adet 9 Volt pil ile çalışacak şekilde tasarladık.

Işık kaynağı olarak LED kullandık ve ışık rengini restoran atmosferine uygun 3000 Kelvin sıcak beyaz olarak belirledik.

Fakat pil ve LED'i kafesin içerisinde gelişigüzel bir yere yerleştiremezdik.

Hem korunmaları hem de bütün sistemin düzenli bir konstrüksiyon içerisinde toplanması gerekiyordu.

Bunun için ayrı bir silindirik gövde tasarladık.

Pil Yuvası ve Işık Kaynağı İçin Silindirik Bir Gövde

Pil ve LED sisteminin yerleşeceği metal bölümü sıvama yöntemiyle ürettik.

Bu silindirik bölüm ürünün teknik merkezi olacaktı.

İçerisinde 9 Volt pil bulunuyor, üst bölümünde ise LED ışık kaynağı yer alıyordu.

Ancak teknik parçaların dışarıdan görünmesini istemiyorduk.

Çünkü yıllar önce üretilen aplikte olduğu gibi masa lambasının içerisinde de ışığı yumuşatan krem renkli silindirik bir difüzör bulunmalıydı.

Bu nedenle eski tasarımın önemli detaylarından birini yeniden kullandık.

Aplikteki Krem PVC Difüzörü Masa Lambasına Taşıdık

Orijinal duvar apliğinin içerisinde krem renkli PVC malzemeden yapılmış silindirik bir abajur bulunuyordu.

Masa lambasında da aynı görsel karakteri koruduk.

Kafesin içerisine yine krem renkli PVC'den silindirik bir abajur difüzörü hazırladık.

Böylece LED doğrudan görünmüyor, ışık PVC yüzeyden geçerek daha yumuşak biçimde dışarı yayılıyordu.

Aynı zamanda siyah metal kafes ile krem renkli iç silindir arasındaki kontrast korunmuş oldu.

Yani ürünü küçültürken yalnızca şeklini değil, ışık karakterini de ailesinden koparmamış olduk.

Difüzörü İki Kapak Arasında Topladık

Kompakt ürünlerde parçaların birbirleriyle nasıl birleştiği, dış görünüş kadar önemlidir.

PVC silindirik difüzörün gövde içerisinde düzgün şekilde durması için iki ayrı metal kapak tasarladık.

Biri difüzörü alt taraftan, diğeri üst taraftan kapatıyordu.

Böylece krem renkli silindir gövdenin içerisinde kontrollü biçimde konumlandırılıyor ve teknik aksamla birlikte düzenli bir bütün oluşturuyordu.

Üst kapaktan yukarı doğru uzanan metal borunun ise ikinci bir görevi vardı.

Bu boru, iç aydınlatma gövdesi ile dışarıdaki kafes konstrüksiyonu arasında bir taşıyıcı köprü oluşturuyordu.

Borunun üst kısmı kafesin üst flanşına bağlanıyor ve böylece iç gövde ile dış kafes birbirine sabitleniyordu.

Parçalar artık yalnızca üst üste duran elemanlar değildi.

Tek bir ürün olmuşlardı.

Son Dokunuş: Tutma Halkası

Kafesli Masa Lambası Özel Üretim Özel Tasarım

Masa lambası olması, ürüne yeni bir kullanım biçimi de getiriyordu.

Aplik duvara sabitlenir ve yerinden hareket etmez.

Masa lambası ise gerektiğinde masadan alınacak, başka bir noktaya taşınacak veya servis sırasında konumu değiştirilecekti.

Bu nedenle kafesin üst kısmına bir taşıma halkası ekledik.

Bu küçük detay aynı anda iki işi yaptı.

Ürünün taşınmasını kolaylaştırdı ve kafes formunun karakterine doğal biçimde uyum sağlayarak tasarımın bir parçasına dönüştü.

Sonuçta ortaya, yıllar önce ürettiğimiz apliğin küçültülmüş bir kopyası değil, aynı tasarım ailesinin yeni bir üyesi çıktı.

Bu Projede Aslında Neyi Çözdük?

Bu projedeki mesele yalnızca pille çalışan bir masa lambası yapmak değildi.

Hazır pilli bir aydınlatma sistemini herhangi bir dekoratif gövdenin içerisine yerleştirmek de değildi.

Asıl soru şuydu:

Yıllar önce belirli bir mekân için tasarlanmış bir duvar apliğinin karakterini, tamamen farklı ölçülere ve kullanım şartlarına sahip bir masa lambasına nasıl taşıyabiliriz?

Ölçeği küçülttik.

Ama tasarım dilini küçültmedik.

Kafes geometrisini koruyabilmek için 16 teli CNC bükümle standartlaştırdık.

Tellerin eşit aralıklarla yerleşmesi için üst bölümde yuvalı, alt bölümde dişli formda özel lazer kesim parçalar geliştirdik.

Pil ve LED sistemini kompakt bir hacimde toplayabilmek için sıvama silindirik gövde ürettik.

Orijinal aplikteki krem renkli PVC difüzörü yeni ürüne taşıdık.

İç gövdeyi kafese bağlayan taşıyıcı sistemi yeniden tasarladık.

Ve masa lambasının kullanım biçimine uygun olarak üst kısmına bir taşıma halkası ekledik.

Sonunda ürün değişti.

Ama ait olduğu tasarım ailesi değişmedi.

Bir Tasarımın Yalnızca Tek Bir Ürüne Ait Olması Gerekmiyor

Bu proje bizim için başka bir şeyi de güzel anlatıyor.

Bir mimari projede geliştirilen başarılı bir aydınlatma tasarımı yalnızca aplik, sarkıt veya masa lambası olarak kalmak zorunda değil.

Doğru konstrüksiyon çözümleriyle aynı tasarım dili farklı ürünlere taşınabilir.

Bir aplik masa lambasına dönüşebilir.

Bir sarkıt lambadere dönüşebilir.

Bir iç mekân ürünü, malzemeleri ve konstrüksiyonu yeniden ele alınarak dış mekân kullanımına uyarlanabilir.

Önemli olan yalnızca formu kopyalamak değil, tasarımın karakterini anlayarak yeni kullanım biçimine göre yeniden çözmektir.

Bu projede de yıllar önce duvarda başlayan bir tasarım, yıllar sonra restoran masasının üzerinde yeniden hayat buldu.

Hem de kablosuz.

Bir adet 9 Volt pille çalışan, 3000 Kelvin sıcak ışığıyla restoran masasını aydınlatan küçük bir kafes olarak.

Elinizde daha önce tasarlanmış bir aydınlatma ürünü varsa ve onu projeniz için farklı bir ürün tipine dönüştürmek istiyorsanız, bazen sıfırdan başlamak gerekmez.

Bazen doğru başlangıç noktası, zaten iyi çalışan bir fikirdir.

Merhaba! 👋
Sorularınız için bize yazabilirsiniz...
Hoş Geldiniz
Hızlı ve güvenli alışverişe giriş yapın!
Henüz Üye Değil Misiniz?
Kolayca üye olabilirsiniz!
ideasoft e-ticaret paketleri ile hazırlandı.